ağ var!

ağ var!

  bizi yeni sulara götürecek akıntı durdu. uskumrunun ardında gidiyorduk. sürünün içindeydim, akıntı durdu. sırtımda zıpkın yarası… mutluydum mutlu olmasına nedense gitmiyordu kulağımdan ‘ağ var!!! ağ var!’ sesleri… deniz kızı girmiş düşünceme gayri ben iflah olmam. dolanınca ağ’a bi çocuk bile beni çeker sandala. bu kadar ağır olmasam… beni böyle koşturan; yaşama sevinci. kanal boyunca, …

bir kavgaya dahil olmak.

bir kavgaya dahil olmak.

bir kavgaya dahil olmak… ‘var’ olmak için savaşmak. fedakârlık yaptıkça eksiliyoruz, eksiliyoruz diyenlere kırılıyoruz. kırıldıkça da toparlanmak zorlaşıyor… tam herşey kötü gidiyor derken, üstünden bir martı geçiyor. bir sürü şiire, şarkıya ‘sanat’ olmuş o beyaz gibi görünen gri martı. kanatları rüzgardan aşınmış, mevsim canını sıkıyor. denizin üstünde üşümemenin hesabını yaparken gözünden kaçak balıklara küsmüş, balıkları …