gerdan.

gerdan.

bu yol nereye gider ? bir kuğunun boynuna dokunurken… yol bi yere gitmez içerde düz saçlara uğrar ayaküstü bir akşamüstü. her plansız ürperişin sonu hüsran ve hüsran çok sanat müziği bir kelimedir. yol bi yere gitmez, o bir durma biçimidir. yol yoluyla gidilebilir yâre yoldan çıkılabilir apansız ve ömür bitebilir yoldan önce ama yol… bi …

yarım gönülle bir öpüş.

yarım gönülle bir öpüş.

aynı şeylerimiz az, ayrı şeyler eksik. ‘giderek’ artıyoruz. gitmeyince bişey olmuyor. urfa, nisan 2018. insanlar anlamadıkları şeyleri suçlayarak geçiştirir… peyami safa çok güzel bir şey söylemiş; suçlamak anlamaktan daha kolaydır. çünkü anlarsan, değişmen gerekir. neden bu kadar korkuyoruz değişmekten ? iyi hissetiğimiz şeyleri kaybederiz diye mi ? ya değişirken yeni ‘şey’ler keşfedersek ? bu ihtimal …

uzaylılar hoşgeldiniz.

uzaylılar hoşgeldiniz.

duyduğuma göre siz uzaydan gelmişsiniz. hele şöyle bi oturun bakalım, iki laf edek… hangi rüzgar attı sizi ? uzaylılar hoşgeldiniz. kurcalardı zihnimizi, uzaylılar hoşgeldiniz. sizi gördük, sevindik çok. karnınız aç mı ? yoksa tok ? atmosfer de ne var ne yok ? uzaylılar hoşgeldiniz. uyruğunuz hangi fasıl ? urbanız bu mudur asıl ? güneşle aranız …

varoluş edebiyatı.

varoluş edebiyatı.

yaklaşık bir yıl kadar önce bir gönderide, çevremdeki insanlarla kafa açmalık sohbet etmek için ‘tahminen hiç birimiz olduğumuzu zannettiğimiz kişi değiliz. egoistin tekiyiz.’ demiştim. kimseden ses çıkmadı. hiç kimse inkâr edip, özeleştri yapmaya yanaşmadı. var-oluşun / buraya kadar nasıl gelişin / biz şu anda ne yapıyoruz-un muhasebesini kendi kendime yapmaya devam ettim. günler, haftalar, aylar …

insan rejimi.

insan rejimi.

acayıp, bir sürü, kocaman dolu içim. hem insan, hem nesne. hem fikir, hem eylem… tükenmemek için elimden geleni yaparken, elimde olan enerjiyide yitirdim. akışına bıraktım, gittim. ‘amok koşucusu’ gibi koşarak… yolda fark ettim, gittiğim yerde kimsenin olmadığını. durdum şimdi, yolun ortasında… geri dönsem; bunca yolu boşa mı geldim ? ileriye gitsem; kimse yetişemez… giden bu …

bir yenilgi, bir yanılgı, bir çirkin.

bir yenilgi, bir yanılgı, bir çirkin.

bir anın içinde kalmak ne kadar sürer ? içtiğin biranın şerbetçi otuna kadar iliklerinde hissetmek ne güzel şey. 4 dakikalık bir şarkıda en sevdiğin kısım kaç saniye ? belki 30. dizgin etsem gönül atın; geçer göğün yedi katın. yalan dünya maslahatın; kâh biter, kâh bitmez çektim. biriktirdiklerim, yazdıklarımın yarısı. ön görüm: çok fazla yaşamayacağız. azmetmedim, …

ağ var!

ağ var!

  bizi yeni sulara götürecek akıntı durdu. uskumrunun ardında gidiyorduk. sürünün içindeydim, akıntı durdu. sırtımda zıpkın yarası… mutluydum mutlu olmasına nedense gitmiyordu kulağımdan ‘ağ var!!! ağ var!’ sesleri… deniz kızı girmiş düşünceme gayri ben iflah olmam. dolanınca ağ’a bi çocuk bile beni çeker sandala. bu kadar ağır olmasam… beni böyle koşturan; yaşama sevinci. kanal boyunca, …