ağ var!

 

bizi yeni sulara götürecek akıntı durdu.
uskumrunun ardında gidiyorduk.
sürünün içindeydim, akıntı durdu.
sırtımda zıpkın yarası…

mutluydum mutlu olmasına
nedense gitmiyordu kulağımdan
‘ağ var!!! ağ var!’ sesleri…

deniz kızı girmiş düşünceme
gayri ben iflah olmam.

dolanınca ağ’a bi çocuk bile beni çeker sandala.
bu kadar ağır olmasam…

beni böyle koşturan; yaşama sevinci.
kanal boyunca, bir o yana bir bu yana.
yaşama sevinci…

iri gözlerimde keder, kılıcımda hüzün.
satın beni…
rakı için.

bir kılıç balığının hikayesidir.(!)